BİR ZAMANLAR GERÇEK ÜNLÜLER VARDI. şimdi ise çoğu ünlü sahte ve sanal.
>> Bir zamanlar gerçekten ünlüler vardı, çalışırlardı üretip ünlü olurlardı. Hatta bu ünden ve şandan rahatsız dahi olurlardı. Gözlükler altına saklanıp toplumun içinde rahat etmeye çalışırlardı. Onların başarılarına bakar hayran kalırdık. Onlar müzik adamı, onlar sporcu, onlar üretken insanlar olurlardı. Bizim ülkemizde değil dünyada böyledir. Gerçek ünlü olmak topluma iyi örnek olmayı gerektiren insanlardan olunurdu. Dünyaca ünlü deyince aklıma gelenler bilim ve ilim adamları olurdu. Onlar ünlü olmak için değil ülkesine yaşadığı topluma örnek olmak için çalışırlardı. Toplum ise bu tür insanları değerli gördükleri için ünlü yapardı. Yani üretmede öncü, yaşadıkları ile öncü, yaptıkları ile ünlü olunurdu. Hani haksız şekilde araya sızmışlar olabilse de, geneli gerçekten üreten ünlülerdi. Bakın dünya örneği ile ortaya koyduğum bu konuyu ülkemize uyarladığımızda ise, artık ünlü olgusunun reklamı çok olunduğunda sahte ve sanal bir ünlü topluluğu karşımıza çıktığını görebiliyoruz. Bu konuyu aslında bu tür sahte ve sanal ünlülere atfen yazdığımı da belirtmeliyim.
>> Bir insan düşününki ülkesi vatanı milleti için hiç bir şey yapmamış, tek yaptığı zengin olmak için çalışmıştır. Sonuç olarak ise toplum bunu ünlü hale getirmiştir. Çoğu siyasetçilerde durum aynı değil mi? onlarda aynı durumda ve ülkemiz için hiç bir şey yapmamışlar ama ne yazık ki sahte ve sanal ünlü olmuşlardır. Kısaca bu siyasetçilerin çoğunluğu Artistlerden daha havalı değiller mi? Tek farkları ise, verdiğim gerçek ünlüler örneğindeki gibi üreten ünlü olurken, kendileri üretmeden bir yere geldikleri gerçeğidir. Bunlar devletin ve milletin imkânlarını kullanıp toplumun hakkını yiyerek ünlü olabiliyorlarsa, bu tür sahte ve sanal ünlülük hastalığına bizler sıradan insanlar neden çokta pirim veriyoruz dersiniz?
Kısaca örneklemeye çalıştığım bu sahte ve sanal ünlü olma hastalığını, bizlere topluma bulaştıran bir kesim var ki şuan bile etrafımızı kuşatmış durumdadır. Reklam ve tüketim hastalığı ile aynı durumda olan bu tür hastalıklı durumun bizlerinde üzerinde olduğunu düşünüyorum. Gerçek anlamda değer vermemiz gereken kesimi değerli görmemiz gerekirken, sahte ve sanal ünlüleri bizlerin önüne reklam gibi sunan kesimden uzak durup her reklama her yalana inanmamamız gerektiğini düşünüyorum.
>> EVET, BİR ZAMANLAR GERÇEK ÜNLÜLER VARDI. Bizler bu değerleri unuttuk, bu kişileri gerçekte değerli ve ünlü olarak görmemiz ve unutmamamız gerekirken, sahte ve sanal siyasetçiler, olmadık gereksiz ve önemsiz insanları önemli hale bizler getirmiş olmadık mı? Gerçek tanrı olgusu bir tane iken ona birsin deyip inanıp onu tek görmemiz gerekirken. Sahte ve sanal tanrıcıkları toplum olarak bizler üretmedik mi? gerçek üretimi ve gelişimi unutup kolaycı olmayı kolay ünlü olmayı bizler var etmedik mi?
>> SONUÇ OLARAK, Toplum olarak bu sahte ve sanal ünlülere çokta değer vermeden gerçek anlamda üreten ve var eden ülkemize değer katan ünlüleri ünlü görmemiz gerekmektedir. Kendimize bakıp topluma bizlerde bir şeyler katmaya çalışıp bizlerde bir yerlerde var olmaya çalışmamız gerekmektedir. Türk milleti olarak bu tür yüceltip başımıza taç ettiğimiz çoğu değersiz kesimin yerine, üreterek var ederek, yeniliklere ve gelişime çalışarak destek vermeliyiz diye düşünüyorum. Birey olarak bende varım, bende ülkem için bir şeyler yapmalıyım sorusunu kendimize sorarak geleceğimize bu düşüncelerle yön vermeliyiz. Sahte ve sanal ünlülere gereksiz değeri vermeden, önce kendimizi var edip sonra bu varlığımızla ülkemizi milletimizi devletimizi geleceğimizi sanal değil gerçek olarak güçlendirmeliyiz diye düşünmeliyiz.